çocuk gelişimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocuk gelişimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mart 2015 Cumartesi

Çocuklarımıza "KISKANÇLIĞI" biz mi Öğretiyoruz? Çocuk eğitimin de Annelerin rolü büyük. Özellikle "kıyas" konusun da...Farkında mısınız sevgili anneler? Çocuğunuzu kiminle kıyas ederseniz, çocuğunuzun o kişiye karşı,kıskançlık,hırs vb duygular yaşamasına farkında olmayarak sebep olursunuz! Küçük kız kardeş, büyük ablayla kıyaslandığın da, ister istemez ablaya karşı kin güder. Sonrada bu yaptığımız hataya kılıf uydurarak "kardeşini kıskanıyor" deriz!!! acaba bu duyguyu kimi zaman farkında olarak, kimi zaman da farkında olmayarak biz mi öğretiyoruz... Her çocuk özeldir...Lütfen çocuklarınızı kimseyle kıyas etmeyiniz. Sevgi ve saygılarımla... Tuba TÜREN

16 Kasım 2012 Cuma

Hanimiş Da Vinci...

Çoçuğunuz küçükken onunla oyun oynamak oldukça kolaydır.
1-Oyunları siz kurarsınız
2-"O" daha yeni konuşmaya başladığı için konuşması bıcır bıcır dır .Siz bu konuşmadan bırakın rahatsız olmayı inanılmaz keyif alırsınız.
3-O henüz küçük olduğundan keşfedecek çook şeyi vardır siz işinizi bitirene  kadar  O ortalığı keşfetmekle(Talan) etmekle meşguldür.siz işinizi daha rahat yaparsınız,konstrasyonunuz bozulmaz,eh birde çalışmıyorsanız işleriniz bittikten sonra tamamıyle çocuğunuzla keyif alma saatleri başlar.
4-Çöp Adam bile çizseniz onun için sorun yoktur.O bundan inanılmaz mutluluk duyar,sizde çocuğunu mutlu eden bir Anne olarak ağzınız kulaklarınızda ortalıkta salınırsınız.
5-abuk subuk bile dans etseniz o hep güler ve mutludur...Benimle oynarmısın Anne kitapları oldukça işinize yarar.Kitabı okuyup okuyup sürekli oyunlar oynarsınız...

Gel gelelim "O" minik adam büyür Altı yaşına gelir.
Artık çizdiğiniz "çöp adam" onu tatmin etmez,hep daha iyisini ister:) Oyunları kendi kurar sizin için saçma da olsa usanmadan oynarsınız.Ha bu arada siz aslında çalışan bir annesinizdir fakat     0-3 yaşın çocuk gelişiminde önemini bildiğinizden işi bırakırsınız.Ama minik adam büyüdüğünde işe geri dönersiniz.Durum daha bedbah bir hal alır.Hem çalışıp hem evde bekleyen küçük adamı mutlu etmenin yollarını ararsınız hep daha iyisini...Çünkü o artık bıcır bıcır gülmek yerine,yarım yarım konuşmak yerine Bir Sinemacı edasıyla sizi sürekli eleştirir.
-Anne bu resim olmamış!!!!
-Anne bu müzikle dans edilmez!
-Anne,Anne,Anne...
Bu arada Çalıştığınız için çocuğuna yetemediğinizi düşündüren "Vicdan Mahkemesi" sizi sürekli yargılar.Veee bir cuma akşamı yorgun argın 1,5 saat süren otobüs yolculuğundan sonra eve vardığınızda sizi eleştirse bile hala sizle "oyun oynamak" için sabırsızlıkla heyecanla bekleyen çocuğunuzla karşılaşırsınız....
-Anne hadi oyun oynayalım!!!!

Anne olmak kolay değildir.Atik, zinde ,Çözüm üreten,Da vinci gibi resim yapmayı hedefleyen,Güleç,enerjik ve mutlu olmalıdır Anne...
Zor iş zor...

az malzeme ile evde faaliyet yapmak nasıl olur?
Önce üretken olacaksınız,çocuğunuz sizden hep aynı şeyleri yapıyoruz bu defa farklı bir şey yapalım dediğinde evi hızlıca gözden geçirip malzemeleri edindikten sonra faaliyetiniz başlar....Faliyetimizin teması AÇIK DENİZLERDEKİ KORSAN GEMİSİ...
Gerekli Malzemeler
1-Strafor
2-Guaj boya,fırça,kağıt
3-ince uçlu falçata,ıskarpelaya benzer herhangi birşey

yapılışı,
Diktörtgen strafor ortası kare olacak şekilde kesilir.kare kısım oyularak çıkartılır.dalga efekti vermesi için şarttır.Straforun kenar tüm yüzeyleri koyu,açık maviyle boyanır.oyulan kısımdaki dalga parçacıkları koyu,açık mavi ve beyaz boya kullanarak azgın dalga imajı verdirilir.Başka kare bir kağıdı kırmızıya boyarsınız.çünkü o kırmızı bir gemi olacaktır.geminin bayrağını kamış ve tel kullanarak yaptım.deniz de balık olmaz mı olurrrr.Ben çizdim(kopya) çekerek Anıl boyadı.bayrağın üstüne her nekadar beceremezsemde kuru kafa yaptım.Oyulan parçacıklardan da starforun bir köşesine sarı ve kahve rengi kullanarak adacık oluşturdum...
Bugünkü "Oyun Oynama"görevini başarıyla sonuçlandırdım....Darısı ilerleyen günlere....

2 Kasım 2012 Cuma

Arkadaşlığın ilk adımları....

Anıl öyle hemen herkesle arkadaşlık yapmaz.Önce gözlem yapar kendisine uyuyorsa ilişki kurar yani "seçicidir".

Kimi arkadaşı onun "yaramaz" olma isteğini pekiştirir.ondan feyz alarak yaramazlaşır:) ev arkadaşı Burhan.Okuldakiler Efe yusuf ve Enes
Kimi arkadaşı onun "liderlik" özelliğini ortaya çıkartır:) Yiğit
Kimisiyle sorgusuz sualsiz ilişki kurar Ayberk

Birde kendinden küçükler var...Kardeş istediğinden midir nedir bilinmez ama kardeşlerini sever,korur

İsmet,Yağız,Arda

Kızları unutmayalım tabiii:)))) onlarla bir aradayken bambaşka bir "ANIL" görürsünüz bir triplere girer ki sormayın:) tam "KÜÇÜK ERKEK" olur Ezel ve ECE( son favorisi okuldan)

21 Kasım 2011 Pazartesi

Hiperaktivite

ÇOCUKLARI BEKLEYEN TEHLİKE
Dikkat eksikliği
Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nden Uzman Dr. Özden Şükran Üneri, Türkiye 'de her 20 çocuktan birinde dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunun görüldüğünü söyledi. Hastalığın erkeklerde kızlara oranla 2-6 kat daha fazla görüldüğünü belirten Dr. Özden Şükran Üneri, okul çağı çocuklarda ise görülme sıklığının yüzde 3–5 arasında değiştiğini açıkladı.
Dikkat bozukluğunun; aşırı hareketlilik, dikkat sorunları ve istekleri erteleyememe (dürtüsellik) belirtileriyle ortaya çıkan bir psikiyatrik bozukluk olduğunu hatırlatan Uzman Dr. Özden Şükran Üneri, "Bu belirtiler sıklıkla 7 yaşından önce başlar ve çocuğun günlük yaşamını etkileyecek boyuttadır. Tanı için, bu belirtilerin akranlarına oranla daha şiddetli düzeyde olması gerekir. Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan çocukların yüzde 20-30'unda sadece dikkat sorunları, yüzde 15'inde sadece hiperaktivite-dürtüsellik sorunları, yüzde 50-70'inde de, yani çoğunda hem dikkat sorunları hem hiperaktivite-dürtüsellik sorunları görülmektedir." dedi.
Üneri, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan çocuklarda beynin ön bölümlerinde ve bu bölümle yakından ilişkili beyin yapılarında normallerden daha düşük kanlanma ve şeker kullanımı ve sonuçta da daha düşük aktivite olduğunun belirlendiğini aktardı. Üneri, şöyle devam etti: "Beynin bu bölümünün kişinin kendini kontrol etmesi, dikkatin yoğunlaştırılması ve sürdürülmesi, isteklerini koşullara göre düzenlemesi ve planlama yapabilmesi gibi önemli görevleri vardır. Ancak bu yapısal ve işlevsel farklılığın neden meydana geldiği tam olarak bilinmemektedir." Üneri, bilimsel araştırmalar bozukluğun meydana gelmesinde kalıtımın yüzde 50–90 oranında etkili olduğunu gösterdiğini söyledi.
'Hastalık çok fazla bilinmiyor'
Hastalığın toplum tarafından fazla bilinmediğini dile getiren Üneri, "Hareketli çocuk zeki çocuktur ", "Enerjisi fazla geliyor, bırakın koşsun", "Büyüyünce düzelir" şeklindeki yanlış inanışların da sorunun tanınmasını ve bir uzmana danışılmasını geciktirdiğini ifade etti. Üneri, şunları aktardı: "Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan çocukların izlemlerinde ileri ki yıllarda başka psikiyatrik sorunların da oluşma olasılığının sağlıklı kontrollerden çok daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Bu çocukların yaklaşık üçte birinde ileri ki yıllarda, alkol-madde kullanım bozukluğu, antisosyal kişilik özellikleri, depresyon ve kaygı bozuklukları görülmüştür. Ayrıca eğitimle ilgili sorunlar belirgindir. Bu çocukların akademik performansları zamanla düşer ve okul devamsızlığı, sınıf tekrarı, disiplin cezaları gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Yine bu çocukların, ileriki yıllarda yasalarla ilgili daha sık sorun yaşadıkları ve daha fazla trafik kazasına yol açtıkları bulunmuştur. Özetle hastalık, basit, gelip geçici bir yaramazlık veya dikkat dağınıklığı olarak değerlendirilmemelidir."
Nasıl tedavi edilir?
Hastalığın yüzde 80-90 oranlarında tedavi edilebilir bir bozukluk olduğunu belirten Dr. Özden Şükran Üneri, "Hastalığın tedavisinde sık olarak kullanılan yöntemler ilaç tedavisi, bireysel eğitim, anne-baba eğitimi, aile tedavisi ve grup tedavisidir. Bu tedavi yöntemlerinden hangilerinin kullanılacağının kararı kişinin bireysel özellikleri dikkate alınarak belirlenir. Bugüne kadar yapılmış olan bilimsel çalışmalar, ilaç tedavisinin en etkin tedavi biçimi olduğunu göstermektedir. İlaç tedavisine, diğer tedavi biçimlerinden uygun olanlarının eklenmesiyle daha iyi sonuçlar alınmaktadır. Hasta olan çocuklar tedavi görmedikleri zaman ergenlik ve erişkinlik dönemlerinde başka psikiyatrik bozukluklar açısından daha riskli hale gelirler. Bu psikiyatrik bozukluklar içerisinde, antisosyal davranışlar, alkol-madde kötüye kullanımı, depresyon ve kaygı bozuklukları en sık rastlananlardır. Hastalığın belirtilerini gösteren çocuklar için, tanı ve tedavi konusunda çocuk psikiyatristlerine başvurulmalıdır." bilgisini verdi.
Kaynak: haberler.com
  • Ann Boyutu
  • Ann Boyutu