Çocuklarımıza daha sağlıklı bir gelecek için.Greenpace'in düzenlediği imza kampanyasına katılalım.
Yemezler.....
13 Mart 2012 Salı
28 Kasım 2011 Pazartesi
Oğlum "aşık" oldu....

işte SILA VE ANIL...
21 Kasım 2011 Pazartesi
Hiperaktivite
ÇOCUKLARI BEKLEYEN TEHLİKE
Dikkat eksikliği
Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nden Uzman Dr. Özden Şükran Üneri, Türkiye 'de her 20 çocuktan birinde dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunun görüldüğünü söyledi. Hastalığın erkeklerde kızlara oranla 2-6 kat daha fazla görüldüğünü belirten Dr. Özden Şükran Üneri, okul çağı çocuklarda ise görülme sıklığının yüzde 3–5 arasında değiştiğini açıkladı.
Dikkat bozukluğunun; aşırı hareketlilik, dikkat sorunları ve istekleri erteleyememe (dürtüsellik) belirtileriyle ortaya çıkan bir psikiyatrik bozukluk olduğunu hatırlatan Uzman Dr. Özden Şükran Üneri, "Bu belirtiler sıklıkla 7 yaşından önce başlar ve çocuğun günlük yaşamını etkileyecek boyuttadır. Tanı için, bu belirtilerin akranlarına oranla daha şiddetli düzeyde olması gerekir. Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan çocukların yüzde 20-30'unda sadece dikkat sorunları, yüzde 15'inde sadece hiperaktivite-dürtüsellik sorunları, yüzde 50-70'inde de, yani çoğunda hem dikkat sorunları hem hiperaktivite-dürtüsellik sorunları görülmektedir." dedi.
Üneri, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan çocuklarda beynin ön bölümlerinde ve bu bölümle yakından ilişkili beyin yapılarında normallerden daha düşük kanlanma ve şeker kullanımı ve sonuçta da daha düşük aktivite olduğunun belirlendiğini aktardı. Üneri, şöyle devam etti: "Beynin bu bölümünün kişinin kendini kontrol etmesi, dikkatin yoğunlaştırılması ve sürdürülmesi, isteklerini koşullara göre düzenlemesi ve planlama yapabilmesi gibi önemli görevleri vardır. Ancak bu yapısal ve işlevsel farklılığın neden meydana geldiği tam olarak bilinmemektedir." Üneri, bilimsel araştırmalar bozukluğun meydana gelmesinde kalıtımın yüzde 50–90 oranında etkili olduğunu gösterdiğini söyledi.
'Hastalık çok fazla bilinmiyor'
Hastalığın toplum tarafından fazla bilinmediğini dile getiren Üneri, "Hareketli çocuk zeki çocuktur ", "Enerjisi fazla geliyor, bırakın koşsun", "Büyüyünce düzelir" şeklindeki yanlış inanışların da sorunun tanınmasını ve bir uzmana danışılmasını geciktirdiğini ifade etti. Üneri, şunları aktardı: "Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan çocukların izlemlerinde ileri ki yıllarda başka psikiyatrik sorunların da oluşma olasılığının sağlıklı kontrollerden çok daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Bu çocukların yaklaşık üçte birinde ileri ki yıllarda, alkol-madde kullanım bozukluğu, antisosyal kişilik özellikleri, depresyon ve kaygı bozuklukları görülmüştür. Ayrıca eğitimle ilgili sorunlar belirgindir. Bu çocukların akademik performansları zamanla düşer ve okul devamsızlığı, sınıf tekrarı, disiplin cezaları gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Yine bu çocukların, ileriki yıllarda yasalarla ilgili daha sık sorun yaşadıkları ve daha fazla trafik kazasına yol açtıkları bulunmuştur. Özetle hastalık, basit, gelip geçici bir yaramazlık veya dikkat dağınıklığı olarak değerlendirilmemelidir."
Nasıl tedavi edilir?
Hastalığın yüzde 80-90 oranlarında tedavi edilebilir bir bozukluk olduğunu belirten Dr. Özden Şükran Üneri, "Hastalığın tedavisinde sık olarak kullanılan yöntemler ilaç tedavisi, bireysel eğitim, anne-baba eğitimi, aile tedavisi ve grup tedavisidir. Bu tedavi yöntemlerinden hangilerinin kullanılacağının kararı kişinin bireysel özellikleri dikkate alınarak belirlenir. Bugüne kadar yapılmış olan bilimsel çalışmalar, ilaç tedavisinin en etkin tedavi biçimi olduğunu göstermektedir. İlaç tedavisine, diğer tedavi biçimlerinden uygun olanlarının eklenmesiyle daha iyi sonuçlar alınmaktadır. Hasta olan çocuklar tedavi görmedikleri zaman ergenlik ve erişkinlik dönemlerinde başka psikiyatrik bozukluklar açısından daha riskli hale gelirler. Bu psikiyatrik bozukluklar içerisinde, antisosyal davranışlar, alkol-madde kötüye kullanımı, depresyon ve kaygı bozuklukları en sık rastlananlardır. Hastalığın belirtilerini gösteren çocuklar için, tanı ve tedavi konusunda çocuk psikiyatristlerine başvurulmalıdır." bilgisini verdi.
Kaynak: haberler.com
Dikkat eksikliği
Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nden Uzman Dr. Özden Şükran Üneri, Türkiye 'de her 20 çocuktan birinde dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunun görüldüğünü söyledi. Hastalığın erkeklerde kızlara oranla 2-6 kat daha fazla görüldüğünü belirten Dr. Özden Şükran Üneri, okul çağı çocuklarda ise görülme sıklığının yüzde 3–5 arasında değiştiğini açıkladı.
Dikkat bozukluğunun; aşırı hareketlilik, dikkat sorunları ve istekleri erteleyememe (dürtüsellik) belirtileriyle ortaya çıkan bir psikiyatrik bozukluk olduğunu hatırlatan Uzman Dr. Özden Şükran Üneri, "Bu belirtiler sıklıkla 7 yaşından önce başlar ve çocuğun günlük yaşamını etkileyecek boyuttadır. Tanı için, bu belirtilerin akranlarına oranla daha şiddetli düzeyde olması gerekir. Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan çocukların yüzde 20-30'unda sadece dikkat sorunları, yüzde 15'inde sadece hiperaktivite-dürtüsellik sorunları, yüzde 50-70'inde de, yani çoğunda hem dikkat sorunları hem hiperaktivite-dürtüsellik sorunları görülmektedir." dedi.
Üneri, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan çocuklarda beynin ön bölümlerinde ve bu bölümle yakından ilişkili beyin yapılarında normallerden daha düşük kanlanma ve şeker kullanımı ve sonuçta da daha düşük aktivite olduğunun belirlendiğini aktardı. Üneri, şöyle devam etti: "Beynin bu bölümünün kişinin kendini kontrol etmesi, dikkatin yoğunlaştırılması ve sürdürülmesi, isteklerini koşullara göre düzenlemesi ve planlama yapabilmesi gibi önemli görevleri vardır. Ancak bu yapısal ve işlevsel farklılığın neden meydana geldiği tam olarak bilinmemektedir." Üneri, bilimsel araştırmalar bozukluğun meydana gelmesinde kalıtımın yüzde 50–90 oranında etkili olduğunu gösterdiğini söyledi.
'Hastalık çok fazla bilinmiyor'
Hastalığın toplum tarafından fazla bilinmediğini dile getiren Üneri, "Hareketli çocuk zeki çocuktur ", "Enerjisi fazla geliyor, bırakın koşsun", "Büyüyünce düzelir" şeklindeki yanlış inanışların da sorunun tanınmasını ve bir uzmana danışılmasını geciktirdiğini ifade etti. Üneri, şunları aktardı: "Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan çocukların izlemlerinde ileri ki yıllarda başka psikiyatrik sorunların da oluşma olasılığının sağlıklı kontrollerden çok daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Bu çocukların yaklaşık üçte birinde ileri ki yıllarda, alkol-madde kullanım bozukluğu, antisosyal kişilik özellikleri, depresyon ve kaygı bozuklukları görülmüştür. Ayrıca eğitimle ilgili sorunlar belirgindir. Bu çocukların akademik performansları zamanla düşer ve okul devamsızlığı, sınıf tekrarı, disiplin cezaları gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Yine bu çocukların, ileriki yıllarda yasalarla ilgili daha sık sorun yaşadıkları ve daha fazla trafik kazasına yol açtıkları bulunmuştur. Özetle hastalık, basit, gelip geçici bir yaramazlık veya dikkat dağınıklığı olarak değerlendirilmemelidir."
Nasıl tedavi edilir?
Hastalığın yüzde 80-90 oranlarında tedavi edilebilir bir bozukluk olduğunu belirten Dr. Özden Şükran Üneri, "Hastalığın tedavisinde sık olarak kullanılan yöntemler ilaç tedavisi, bireysel eğitim, anne-baba eğitimi, aile tedavisi ve grup tedavisidir. Bu tedavi yöntemlerinden hangilerinin kullanılacağının kararı kişinin bireysel özellikleri dikkate alınarak belirlenir. Bugüne kadar yapılmış olan bilimsel çalışmalar, ilaç tedavisinin en etkin tedavi biçimi olduğunu göstermektedir. İlaç tedavisine, diğer tedavi biçimlerinden uygun olanlarının eklenmesiyle daha iyi sonuçlar alınmaktadır. Hasta olan çocuklar tedavi görmedikleri zaman ergenlik ve erişkinlik dönemlerinde başka psikiyatrik bozukluklar açısından daha riskli hale gelirler. Bu psikiyatrik bozukluklar içerisinde, antisosyal davranışlar, alkol-madde kötüye kullanımı, depresyon ve kaygı bozuklukları en sık rastlananlardır. Hastalığın belirtilerini gösteren çocuklar için, tanı ve tedavi konusunda çocuk psikiyatristlerine başvurulmalıdır." bilgisini verdi.
Kaynak: haberler.com
11 Kasım 2011 Cuma
ATAM'A ÇOK GÖRDÜLER...
Bu resmi özellikle seçtim sanki bana bir şeyler söylemek istiyor ATAM diyor ki, unutturma üstüne düşen görevi yerine getir!!!!
Bizler asla unutmadık unutturmayacağız desek te insanlar çoktaan unutmuşlar ATAMI 10 kasım da ne bir siren çaldı saat 9:05'geçe ne bir saygı duruşuUNUTTURDULAR! 5 yaşındaki oğlumun okulunda bayraklar yarıya inerek tören yaptık. havanın soğukluğuna aldırmadan! bayrağımıza bakarak hissederek hüzünle....topu topu 15 çocuk bir kaç öğretmen ve bir kaç veli ile andık ATAMIZI! günlerdir anlatıyorum anıla 10 kasımda ulu önder ATATÜRK'ün vefatını ne büyük bir insan olduğunu.
Ama gördüğüm manzaralar karşısında artık şaşırmıyorum sadece UTANIYORUM onun ilkelerini yerine getirmedikleri için Atama çok gördüler bir Cumhuriyet bayramını kutlamayı birde onu Anmayı.Yazıklar olsun!!!
eskiden herşey coşkuyla kutlanırdı ölüm yıldönümünde bile insanlar hep bir ağızdan istiklal marşını söyler heryer sirenlerle inlerdi.öbek öbek insan topluluğu görürdük.hiç kıpırdamadan saygı duruşunda dururlardı.Ama şimdi herşey çok farklı.ve ben TÜRK ANNESİ olarak bu farktan memnun değilim unutturmak isteyenlere inat daha da sıkı sıkıya bağlıyım ilkelerime ve çocuğumu öyle yetiştirmeye devam edeceğim.. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE...
Bizler asla unutmadık unutturmayacağız desek te insanlar çoktaan unutmuşlar ATAMI 10 kasım da ne bir siren çaldı saat 9:05'geçe ne bir saygı duruşuUNUTTURDULAR! 5 yaşındaki oğlumun okulunda bayraklar yarıya inerek tören yaptık. havanın soğukluğuna aldırmadan! bayrağımıza bakarak hissederek hüzünle....topu topu 15 çocuk bir kaç öğretmen ve bir kaç veli ile andık ATAMIZI! günlerdir anlatıyorum anıla 10 kasımda ulu önder ATATÜRK'ün vefatını ne büyük bir insan olduğunu.
Ama gördüğüm manzaralar karşısında artık şaşırmıyorum sadece UTANIYORUM onun ilkelerini yerine getirmedikleri için Atama çok gördüler bir Cumhuriyet bayramını kutlamayı birde onu Anmayı.Yazıklar olsun!!!
eskiden herşey coşkuyla kutlanırdı ölüm yıldönümünde bile insanlar hep bir ağızdan istiklal marşını söyler heryer sirenlerle inlerdi.öbek öbek insan topluluğu görürdük.hiç kıpırdamadan saygı duruşunda dururlardı.Ama şimdi herşey çok farklı.ve ben TÜRK ANNESİ olarak bu farktan memnun değilim unutturmak isteyenlere inat daha da sıkı sıkıya bağlıyım ilkelerime ve çocuğumu öyle yetiştirmeye devam edeceğim.. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE...
31 Ekim 2011 Pazartesi
Cumhuriyet Bayramı ve ANIL
Farkındayım biraz geç oldu ama Herkesin cumhuriyet bayramını kutluyorum.Cumhuriyet Bayramını kutlamayan depremi bahane ederek laikliğe darbe atanlara inat biz oğluşumla kutladık bayramımızı...Hala ATATÜRK'çü ler var.Bizler onun izinden gitmeye ve çocuklarımızı menfaat gütmeden vatan sevgisinin ne olduğunu ATATÜRK'ÇÜ olmanın nasıl bir şey olduğunu öğreteceğiz.Buna ASLA mani olamayacaklar...
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE....
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE....
18 Ekim 2011 Salı
6 Ekim 2011 Perşembe
Anıl Büyümüş mü?
Oğluşa Uyursan büyürsün,Yemek yersen daha da büyürsün hatta çok güçlü olursun diyerek motive ediyoruz.özellikle şu sıralar yeni evimizi ve yeni okulunu zanlımızca protesto ettiğinden pek bir şey yemiyor.
Yediği günleri hem kendime hatırlatmak amacı ile hemde uzun zamandır anılla ilgili gelişmeleri sizlerle paylaşamadığımdan bu görselleri paylaşmak istedim.Yemek yiyen ve sonrada güçlenmiş mi acaba diyerek kaslarını kontrol eden oğluşum:))))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




