16 Kasım 2012 Cuma

Hanimiş Da Vinci...

Çoçuğunuz küçükken onunla oyun oynamak oldukça kolaydır.
1-Oyunları siz kurarsınız
2-"O" daha yeni konuşmaya başladığı için konuşması bıcır bıcır dır .Siz bu konuşmadan bırakın rahatsız olmayı inanılmaz keyif alırsınız.
3-O henüz küçük olduğundan keşfedecek çook şeyi vardır siz işinizi bitirene  kadar  O ortalığı keşfetmekle(Talan) etmekle meşguldür.siz işinizi daha rahat yaparsınız,konstrasyonunuz bozulmaz,eh birde çalışmıyorsanız işleriniz bittikten sonra tamamıyle çocuğunuzla keyif alma saatleri başlar.
4-Çöp Adam bile çizseniz onun için sorun yoktur.O bundan inanılmaz mutluluk duyar,sizde çocuğunu mutlu eden bir Anne olarak ağzınız kulaklarınızda ortalıkta salınırsınız.
5-abuk subuk bile dans etseniz o hep güler ve mutludur...Benimle oynarmısın Anne kitapları oldukça işinize yarar.Kitabı okuyup okuyup sürekli oyunlar oynarsınız...

Gel gelelim "O" minik adam büyür Altı yaşına gelir.
Artık çizdiğiniz "çöp adam" onu tatmin etmez,hep daha iyisini ister:) Oyunları kendi kurar sizin için saçma da olsa usanmadan oynarsınız.Ha bu arada siz aslında çalışan bir annesinizdir fakat     0-3 yaşın çocuk gelişiminde önemini bildiğinizden işi bırakırsınız.Ama minik adam büyüdüğünde işe geri dönersiniz.Durum daha bedbah bir hal alır.Hem çalışıp hem evde bekleyen küçük adamı mutlu etmenin yollarını ararsınız hep daha iyisini...Çünkü o artık bıcır bıcır gülmek yerine,yarım yarım konuşmak yerine Bir Sinemacı edasıyla sizi sürekli eleştirir.
-Anne bu resim olmamış!!!!
-Anne bu müzikle dans edilmez!
-Anne,Anne,Anne...
Bu arada Çalıştığınız için çocuğuna yetemediğinizi düşündüren "Vicdan Mahkemesi" sizi sürekli yargılar.Veee bir cuma akşamı yorgun argın 1,5 saat süren otobüs yolculuğundan sonra eve vardığınızda sizi eleştirse bile hala sizle "oyun oynamak" için sabırsızlıkla heyecanla bekleyen çocuğunuzla karşılaşırsınız....
-Anne hadi oyun oynayalım!!!!

Anne olmak kolay değildir.Atik, zinde ,Çözüm üreten,Da vinci gibi resim yapmayı hedefleyen,Güleç,enerjik ve mutlu olmalıdır Anne...
Zor iş zor...

az malzeme ile evde faaliyet yapmak nasıl olur?
Önce üretken olacaksınız,çocuğunuz sizden hep aynı şeyleri yapıyoruz bu defa farklı bir şey yapalım dediğinde evi hızlıca gözden geçirip malzemeleri edindikten sonra faaliyetiniz başlar....Faliyetimizin teması AÇIK DENİZLERDEKİ KORSAN GEMİSİ...
Gerekli Malzemeler
1-Strafor
2-Guaj boya,fırça,kağıt
3-ince uçlu falçata,ıskarpelaya benzer herhangi birşey

yapılışı,
Diktörtgen strafor ortası kare olacak şekilde kesilir.kare kısım oyularak çıkartılır.dalga efekti vermesi için şarttır.Straforun kenar tüm yüzeyleri koyu,açık maviyle boyanır.oyulan kısımdaki dalga parçacıkları koyu,açık mavi ve beyaz boya kullanarak azgın dalga imajı verdirilir.Başka kare bir kağıdı kırmızıya boyarsınız.çünkü o kırmızı bir gemi olacaktır.geminin bayrağını kamış ve tel kullanarak yaptım.deniz de balık olmaz mı olurrrr.Ben çizdim(kopya) çekerek Anıl boyadı.bayrağın üstüne her nekadar beceremezsemde kuru kafa yaptım.Oyulan parçacıklardan da starforun bir köşesine sarı ve kahve rengi kullanarak adacık oluşturdum...
Bugünkü "Oyun Oynama"görevini başarıyla sonuçlandırdım....Darısı ilerleyen günlere....

2 Kasım 2012 Cuma

Arkadaşlığın ilk adımları....

Anıl öyle hemen herkesle arkadaşlık yapmaz.Önce gözlem yapar kendisine uyuyorsa ilişki kurar yani "seçicidir".

Kimi arkadaşı onun "yaramaz" olma isteğini pekiştirir.ondan feyz alarak yaramazlaşır:) ev arkadaşı Burhan.Okuldakiler Efe yusuf ve Enes
Kimi arkadaşı onun "liderlik" özelliğini ortaya çıkartır:) Yiğit
Kimisiyle sorgusuz sualsiz ilişki kurar Ayberk

Birde kendinden küçükler var...Kardeş istediğinden midir nedir bilinmez ama kardeşlerini sever,korur

İsmet,Yağız,Arda

Kızları unutmayalım tabiii:)))) onlarla bir aradayken bambaşka bir "ANIL" görürsünüz bir triplere girer ki sormayın:) tam "KÜÇÜK ERKEK" olur Ezel ve ECE( son favorisi okuldan)

6 Eylül 2012 Perşembe

Ülkemin İnsanları Nerede?

...güzel insan olmak, iyi insan, vicdan sahibi, dürüst insan olmak...nerede benim ülkemin insanları?, mahallede kötüyü, ülkesinde haini barındırmayan, hırsızlığın, adaletsizliğin, haksızlığın ayıptan sayıldığı, haşa uzak durulduğu ülke zamanlarım nerede...çocukluğum nerede ve ben onu çocuğuma neden devredemiyorum?

25 bir rakam mı sadece peki, o yüzden mi bu kadar duyarsız insanlar? peki o bombaların içine düştüğü cayır cayır yanan 25 hane?

Komşusunun ufacık üzüntüsüyle üzülen, bir kayıp yaşandığında yas ilan edilen, TV lerin müzik yayınını kestiği, bayrakların yarıya indiği ülke zamanlarım nerede peki?
...

onları ne zaman yitirdik ve kim geri verecek? bu ülke insanına kaybettiği değerlerini kim hatırlatacak? aynıları başına gelmeden kim bir diğerinin acısına duyarlı olacak?

DUMLUPINAR FACİASI çok uzak değil, belgeselini izleyin tavsiye ederim, o da bir kazaydı ...Ancak bütün ülkenin yüreği dağlandı, aynı bayrağın altındaki insanlar birlikte ağladı, zaman yaşam durdu hatta, insanlar çalışamadı, koşturamadı hatta üretemedi belki...

Zaman durmuştu sanki, Dumlupınar'la birlikte tüm yurtta! O' da bir kazaydı ama herşey çok farklıydı! O benim eski ülke zamanlarımdı
 
 

13 Mart 2012 Salı

Çocuklarımız için....

Çocuklarımıza daha sağlıklı bir gelecek için.Greenpace'in düzenlediği imza kampanyasına katılalım.

Yemezler.....

28 Kasım 2011 Pazartesi

Oğlum "aşık" oldu....

Anıl son günlerde sesizleşti durgunlaştı...Bizim küçük adam aşık oldu...Sınıftaki arkadaşının onu beğenmemesi duygusuna kapıldı sebebi ise kız evcilik oyununda başka bir erkeği sürekli kendine eş seçmesi!!!!! eyvah bu durum çok önemli diyen anne tuba olaya el atmak durumunda ama anılı incitmeden uzaktan çözüm bulmalıydı.bulduda anılın çok yakışıklı olduğunu söyledi önce ama anıl ikna olmadı "ama anne hep diğer çocuğu seçiyor" bende başka bir çözüm buldum.Bu sene tatile gittiğimiz yerde de ilk aşkını tatmıştı bizim küçük adam kahramanımızın ismi SILA bıcır bıcır çok tatlı bir kız hatta onun aşkına küçük havuzdan büyük havuzda yüzmeyi bile öğrendi bizim anıllcık:) SILA İLE ANILIN havuda sarılarak çektirdikleri resmi bastırıp anılın eline vereceğim bu resmi sınıftaki kız arkadaşına göstererek onunda kız arkadaşının olduğunu ve onun da beğenilmeye layık bir küçük adam olduğunu herkese kanıtlayacak...
işte SILA VE ANIL...

21 Kasım 2011 Pazartesi

Hiperaktivite

ÇOCUKLARI BEKLEYEN TEHLİKE
Dikkat eksikliği
Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nden Uzman Dr. Özden Şükran Üneri, Türkiye 'de her 20 çocuktan birinde dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunun görüldüğünü söyledi. Hastalığın erkeklerde kızlara oranla 2-6 kat daha fazla görüldüğünü belirten Dr. Özden Şükran Üneri, okul çağı çocuklarda ise görülme sıklığının yüzde 3–5 arasında değiştiğini açıkladı.
Dikkat bozukluğunun; aşırı hareketlilik, dikkat sorunları ve istekleri erteleyememe (dürtüsellik) belirtileriyle ortaya çıkan bir psikiyatrik bozukluk olduğunu hatırlatan Uzman Dr. Özden Şükran Üneri, "Bu belirtiler sıklıkla 7 yaşından önce başlar ve çocuğun günlük yaşamını etkileyecek boyuttadır. Tanı için, bu belirtilerin akranlarına oranla daha şiddetli düzeyde olması gerekir. Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan çocukların yüzde 20-30'unda sadece dikkat sorunları, yüzde 15'inde sadece hiperaktivite-dürtüsellik sorunları, yüzde 50-70'inde de, yani çoğunda hem dikkat sorunları hem hiperaktivite-dürtüsellik sorunları görülmektedir." dedi.
Üneri, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan çocuklarda beynin ön bölümlerinde ve bu bölümle yakından ilişkili beyin yapılarında normallerden daha düşük kanlanma ve şeker kullanımı ve sonuçta da daha düşük aktivite olduğunun belirlendiğini aktardı. Üneri, şöyle devam etti: "Beynin bu bölümünün kişinin kendini kontrol etmesi, dikkatin yoğunlaştırılması ve sürdürülmesi, isteklerini koşullara göre düzenlemesi ve planlama yapabilmesi gibi önemli görevleri vardır. Ancak bu yapısal ve işlevsel farklılığın neden meydana geldiği tam olarak bilinmemektedir." Üneri, bilimsel araştırmalar bozukluğun meydana gelmesinde kalıtımın yüzde 50–90 oranında etkili olduğunu gösterdiğini söyledi.
'Hastalık çok fazla bilinmiyor'
Hastalığın toplum tarafından fazla bilinmediğini dile getiren Üneri, "Hareketli çocuk zeki çocuktur ", "Enerjisi fazla geliyor, bırakın koşsun", "Büyüyünce düzelir" şeklindeki yanlış inanışların da sorunun tanınmasını ve bir uzmana danışılmasını geciktirdiğini ifade etti. Üneri, şunları aktardı: "Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan çocukların izlemlerinde ileri ki yıllarda başka psikiyatrik sorunların da oluşma olasılığının sağlıklı kontrollerden çok daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Bu çocukların yaklaşık üçte birinde ileri ki yıllarda, alkol-madde kullanım bozukluğu, antisosyal kişilik özellikleri, depresyon ve kaygı bozuklukları görülmüştür. Ayrıca eğitimle ilgili sorunlar belirgindir. Bu çocukların akademik performansları zamanla düşer ve okul devamsızlığı, sınıf tekrarı, disiplin cezaları gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Yine bu çocukların, ileriki yıllarda yasalarla ilgili daha sık sorun yaşadıkları ve daha fazla trafik kazasına yol açtıkları bulunmuştur. Özetle hastalık, basit, gelip geçici bir yaramazlık veya dikkat dağınıklığı olarak değerlendirilmemelidir."
Nasıl tedavi edilir?
Hastalığın yüzde 80-90 oranlarında tedavi edilebilir bir bozukluk olduğunu belirten Dr. Özden Şükran Üneri, "Hastalığın tedavisinde sık olarak kullanılan yöntemler ilaç tedavisi, bireysel eğitim, anne-baba eğitimi, aile tedavisi ve grup tedavisidir. Bu tedavi yöntemlerinden hangilerinin kullanılacağının kararı kişinin bireysel özellikleri dikkate alınarak belirlenir. Bugüne kadar yapılmış olan bilimsel çalışmalar, ilaç tedavisinin en etkin tedavi biçimi olduğunu göstermektedir. İlaç tedavisine, diğer tedavi biçimlerinden uygun olanlarının eklenmesiyle daha iyi sonuçlar alınmaktadır. Hasta olan çocuklar tedavi görmedikleri zaman ergenlik ve erişkinlik dönemlerinde başka psikiyatrik bozukluklar açısından daha riskli hale gelirler. Bu psikiyatrik bozukluklar içerisinde, antisosyal davranışlar, alkol-madde kötüye kullanımı, depresyon ve kaygı bozuklukları en sık rastlananlardır. Hastalığın belirtilerini gösteren çocuklar için, tanı ve tedavi konusunda çocuk psikiyatristlerine başvurulmalıdır." bilgisini verdi.
Kaynak: haberler.com
  • Ann Boyutu
  • Ann Boyutu

11 Kasım 2011 Cuma

ATAM'A ÇOK GÖRDÜLER...

Bu resmi özellikle seçtim sanki bana bir şeyler söylemek istiyor ATAM diyor ki, unutturma üstüne düşen görevi yerine getir!!!!

Bizler asla unutmadık unutturmayacağız desek te insanlar çoktaan unutmuşlar ATAMI 10 kasım da ne bir siren çaldı saat 9:05'geçe ne bir saygı duruşuUNUTTURDULAR!  5 yaşındaki oğlumun okulunda bayraklar yarıya inerek tören yaptık. havanın soğukluğuna aldırmadan! bayrağımıza bakarak hissederek hüzünle....topu topu 15 çocuk bir kaç öğretmen ve bir kaç veli ile  andık ATAMIZI! günlerdir anlatıyorum anıla 10 kasımda ulu önder ATATÜRK'ün vefatını ne büyük bir insan olduğunu.


Ama gördüğüm manzaralar karşısında artık şaşırmıyorum sadece UTANIYORUM onun ilkelerini yerine getirmedikleri için Atama çok gördüler bir Cumhuriyet bayramını kutlamayı birde onu Anmayı.Yazıklar olsun!!!

eskiden herşey coşkuyla kutlanırdı ölüm yıldönümünde bile insanlar hep bir ağızdan istiklal marşını söyler heryer sirenlerle inlerdi.öbek öbek insan topluluğu görürdük.hiç kıpırdamadan saygı duruşunda dururlardı.Ama şimdi herşey çok farklı.ve ben TÜRK ANNESİ olarak bu farktan memnun değilim unutturmak isteyenlere inat daha da sıkı sıkıya bağlıyım ilkelerime ve çocuğumu öyle yetiştirmeye devam edeceğim.. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE...