6 Eylül 2009 Pazar

Müziğin sesi....




Çok geçmedi üstünden,miskin miskin oturuyordum salonda,hiç bir şey yapmadan.Anılla babası içeride uçurtma yapıyorlar,biraz sonra gidecekler yeşilköye uçuracaklar heyecanla yaptıları uçurtmayı...

Ben ise kararsızım! gitsem mi? evde olup biraz dinlensem mi? çokta mesut görünmüyorum suratım nedense asık.elle tutulur bir şeyde yok üstelik!

Neyse,aradan çok geçmedi çok güzel bir ses duydum.önce Televizyondan geldiğini sandım.ama yok çok yakından geliyordu sanki...

Tanıdık bir melodi "hatırla sevgili,o mesut geceyi,çamların altında verdiğin buseyi" ince naif bir ses uçuşan parmaklar...

Başımı uzattım önümdeki genç ağacın dalları arasından bakındım.Birdene göreyim Genç güzel bir kadın.Elinde eski ama heybetli bir akordiyon.öyle güzel çalıyor ki! Hemen anılı çağırdım!"Anneciğim koş bak ne güzel bir müzik" Pencereye koyduğum minik yastığın üzerine koydum hemen anılı,Başladık müziği dinlemeye...Bende eşlik ettim müzisyene...Çok geçmeden evimizin önüne kadar geldi müzisyen.hemen anılı kucağımdan indirip cüzdanımdan para çıkarttım.kadına verdim parayı.öyle güzel gülümsüyordu ki..

Miskin miskin oturan ben bir anda canlanı verdim.şahane bir melodi sayesinde...

Şimdi yüzümde kocaman bir gülümseme ile oğlumla eşimi seyrediyorum yeşilköyde...

ve kadını düşünüyorum.Bu sonbaharın ilk günlerinde bize mutluluk verdiği için.

İŞTE, bazen küçücük bir şey bile insanı mutlu etmeye yetiyor.

Bazen bir müzik,bazen çok sevdiğiniz bir film,bazen çocuğunuzun heyecanı,mutluluğu,Bazende eşinizin sıcak bir bakışı...

2 yorum:

Toprak Aras dedi ki...

hoplaya zıplaya buralara kadar geldim
anıl çok tatlı çok da yakışıklı allah bağışlasın
sevgiler
aynur,

Tuba & Anıl dedi ki...

Bizden de hoplaya zıplaya kocaman sevgiler....