28 Kasım 2011 Pazartesi

Oğlum "aşık" oldu....

Anıl son günlerde sesizleşti durgunlaştı...Bizim küçük adam aşık oldu...Sınıftaki arkadaşının onu beğenmemesi duygusuna kapıldı sebebi ise kız evcilik oyununda başka bir erkeği sürekli kendine eş seçmesi!!!!! eyvah bu durum çok önemli diyen anne tuba olaya el atmak durumunda ama anılı incitmeden uzaktan çözüm bulmalıydı.bulduda anılın çok yakışıklı olduğunu söyledi önce ama anıl ikna olmadı "ama anne hep diğer çocuğu seçiyor" bende başka bir çözüm buldum.Bu sene tatile gittiğimiz yerde de ilk aşkını tatmıştı bizim küçük adam kahramanımızın ismi SILA bıcır bıcır çok tatlı bir kız hatta onun aşkına küçük havuzdan büyük havuzda yüzmeyi bile öğrendi bizim anıllcık:) SILA İLE ANILIN havuda sarılarak çektirdikleri resmi bastırıp anılın eline vereceğim bu resmi sınıftaki kız arkadaşına göstererek onunda kız arkadaşının olduğunu ve onun da beğenilmeye layık bir küçük adam olduğunu herkese kanıtlayacak...
işte SILA VE ANIL...

21 Kasım 2011 Pazartesi

Hiperaktivite

ÇOCUKLARI BEKLEYEN TEHLİKE
Dikkat eksikliği
Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nden Uzman Dr. Özden Şükran Üneri, Türkiye 'de her 20 çocuktan birinde dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunun görüldüğünü söyledi. Hastalığın erkeklerde kızlara oranla 2-6 kat daha fazla görüldüğünü belirten Dr. Özden Şükran Üneri, okul çağı çocuklarda ise görülme sıklığının yüzde 3–5 arasında değiştiğini açıkladı.
Dikkat bozukluğunun; aşırı hareketlilik, dikkat sorunları ve istekleri erteleyememe (dürtüsellik) belirtileriyle ortaya çıkan bir psikiyatrik bozukluk olduğunu hatırlatan Uzman Dr. Özden Şükran Üneri, "Bu belirtiler sıklıkla 7 yaşından önce başlar ve çocuğun günlük yaşamını etkileyecek boyuttadır. Tanı için, bu belirtilerin akranlarına oranla daha şiddetli düzeyde olması gerekir. Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan çocukların yüzde 20-30'unda sadece dikkat sorunları, yüzde 15'inde sadece hiperaktivite-dürtüsellik sorunları, yüzde 50-70'inde de, yani çoğunda hem dikkat sorunları hem hiperaktivite-dürtüsellik sorunları görülmektedir." dedi.
Üneri, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan çocuklarda beynin ön bölümlerinde ve bu bölümle yakından ilişkili beyin yapılarında normallerden daha düşük kanlanma ve şeker kullanımı ve sonuçta da daha düşük aktivite olduğunun belirlendiğini aktardı. Üneri, şöyle devam etti: "Beynin bu bölümünün kişinin kendini kontrol etmesi, dikkatin yoğunlaştırılması ve sürdürülmesi, isteklerini koşullara göre düzenlemesi ve planlama yapabilmesi gibi önemli görevleri vardır. Ancak bu yapısal ve işlevsel farklılığın neden meydana geldiği tam olarak bilinmemektedir." Üneri, bilimsel araştırmalar bozukluğun meydana gelmesinde kalıtımın yüzde 50–90 oranında etkili olduğunu gösterdiğini söyledi.
'Hastalık çok fazla bilinmiyor'
Hastalığın toplum tarafından fazla bilinmediğini dile getiren Üneri, "Hareketli çocuk zeki çocuktur ", "Enerjisi fazla geliyor, bırakın koşsun", "Büyüyünce düzelir" şeklindeki yanlış inanışların da sorunun tanınmasını ve bir uzmana danışılmasını geciktirdiğini ifade etti. Üneri, şunları aktardı: "Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan çocukların izlemlerinde ileri ki yıllarda başka psikiyatrik sorunların da oluşma olasılığının sağlıklı kontrollerden çok daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Bu çocukların yaklaşık üçte birinde ileri ki yıllarda, alkol-madde kullanım bozukluğu, antisosyal kişilik özellikleri, depresyon ve kaygı bozuklukları görülmüştür. Ayrıca eğitimle ilgili sorunlar belirgindir. Bu çocukların akademik performansları zamanla düşer ve okul devamsızlığı, sınıf tekrarı, disiplin cezaları gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Yine bu çocukların, ileriki yıllarda yasalarla ilgili daha sık sorun yaşadıkları ve daha fazla trafik kazasına yol açtıkları bulunmuştur. Özetle hastalık, basit, gelip geçici bir yaramazlık veya dikkat dağınıklığı olarak değerlendirilmemelidir."
Nasıl tedavi edilir?
Hastalığın yüzde 80-90 oranlarında tedavi edilebilir bir bozukluk olduğunu belirten Dr. Özden Şükran Üneri, "Hastalığın tedavisinde sık olarak kullanılan yöntemler ilaç tedavisi, bireysel eğitim, anne-baba eğitimi, aile tedavisi ve grup tedavisidir. Bu tedavi yöntemlerinden hangilerinin kullanılacağının kararı kişinin bireysel özellikleri dikkate alınarak belirlenir. Bugüne kadar yapılmış olan bilimsel çalışmalar, ilaç tedavisinin en etkin tedavi biçimi olduğunu göstermektedir. İlaç tedavisine, diğer tedavi biçimlerinden uygun olanlarının eklenmesiyle daha iyi sonuçlar alınmaktadır. Hasta olan çocuklar tedavi görmedikleri zaman ergenlik ve erişkinlik dönemlerinde başka psikiyatrik bozukluklar açısından daha riskli hale gelirler. Bu psikiyatrik bozukluklar içerisinde, antisosyal davranışlar, alkol-madde kötüye kullanımı, depresyon ve kaygı bozuklukları en sık rastlananlardır. Hastalığın belirtilerini gösteren çocuklar için, tanı ve tedavi konusunda çocuk psikiyatristlerine başvurulmalıdır." bilgisini verdi.
Kaynak: haberler.com
  • Ann Boyutu
  • Ann Boyutu

11 Kasım 2011 Cuma

ATAM'A ÇOK GÖRDÜLER...

Bu resmi özellikle seçtim sanki bana bir şeyler söylemek istiyor ATAM diyor ki, unutturma üstüne düşen görevi yerine getir!!!!

Bizler asla unutmadık unutturmayacağız desek te insanlar çoktaan unutmuşlar ATAMI 10 kasım da ne bir siren çaldı saat 9:05'geçe ne bir saygı duruşuUNUTTURDULAR!  5 yaşındaki oğlumun okulunda bayraklar yarıya inerek tören yaptık. havanın soğukluğuna aldırmadan! bayrağımıza bakarak hissederek hüzünle....topu topu 15 çocuk bir kaç öğretmen ve bir kaç veli ile  andık ATAMIZI! günlerdir anlatıyorum anıla 10 kasımda ulu önder ATATÜRK'ün vefatını ne büyük bir insan olduğunu.


Ama gördüğüm manzaralar karşısında artık şaşırmıyorum sadece UTANIYORUM onun ilkelerini yerine getirmedikleri için Atama çok gördüler bir Cumhuriyet bayramını kutlamayı birde onu Anmayı.Yazıklar olsun!!!

eskiden herşey coşkuyla kutlanırdı ölüm yıldönümünde bile insanlar hep bir ağızdan istiklal marşını söyler heryer sirenlerle inlerdi.öbek öbek insan topluluğu görürdük.hiç kıpırdamadan saygı duruşunda dururlardı.Ama şimdi herşey çok farklı.ve ben TÜRK ANNESİ olarak bu farktan memnun değilim unutturmak isteyenlere inat daha da sıkı sıkıya bağlıyım ilkelerime ve çocuğumu öyle yetiştirmeye devam edeceğim.. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE...


31 Ekim 2011 Pazartesi

Cumhuriyet Bayramı ve ANIL

Farkındayım biraz geç oldu ama Herkesin cumhuriyet bayramını kutluyorum.Cumhuriyet Bayramını kutlamayan depremi bahane ederek laikliğe darbe atanlara inat biz oğluşumla kutladık bayramımızı...Hala ATATÜRK'çü ler var.Bizler onun izinden gitmeye ve çocuklarımızı menfaat gütmeden vatan sevgisinin ne olduğunu ATATÜRK'ÇÜ olmanın nasıl bir şey olduğunu öğreteceğiz.Buna ASLA mani olamayacaklar...



video
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE....

6 Ekim 2011 Perşembe

Anıl Büyümüş mü?


Oğluşa Uyursan büyürsün,Yemek yersen daha da büyürsün hatta çok güçlü olursun diyerek motive ediyoruz.özellikle şu sıralar yeni evimizi ve yeni okulunu zanlımızca protesto ettiğinden pek bir şey yemiyor.

Yediği günleri hem kendime hatırlatmak amacı ile hemde uzun zamandır anılla ilgili gelişmeleri sizlerle paylaşamadığımdan bu görselleri paylaşmak istedim.Yemek yiyen ve sonrada güçlenmiş mi acaba diyerek kaslarını kontrol eden oğluşum:))))
Posted by Picasa

12 Haziran 2011 Pazar

Lüfer, hamsi, kalkan... kader anı 21 Haziran!

Lüfer, hamsi, kalkan... kader anı 21 Haziran!: "“Seninki kaç santim?” kampanyasının sonucu belli oluyor. Tarım Bakanlığı balıkların ve denizlerin geleceğine Haziran’da karar veriyor. İş işten geçmeden, balıklar tükenmeden, daha fazla ertelemeden, hemen şimdi eyleme katıl."

2 Mayıs 2011 Pazartesi

El Yapımı Guitar...

By RIfat TÜREN El Yapımı Guitar Atölyesi...

Ağacın etkileyici bir müzik enstrumanına dönüşme yolculuğunda bilgi,deneyim ve paylaşımlarımızla Sizlerleyim... Bu bilgi platformunda bana eşlik etmek isterseniz lütfen bana ulaşın;

0532 697 35 97 212 243 20 78
rifattturen@gmail.com
rifatturen@hotmail.com

Türkiyede'ki profesyonel  müzisyenlere hizmet vermekteyim."EL YAPIMI" gitarlar yapıyorum.Aynı zamanda "KÜÇÜK ADAM" ama benim için kocaman oğlumun babası olmak ayrıca beni çok mutlu ediyor:) görüşmek üzere....

25 Şubat 2011 Cuma

www.pastahikayesi.net

www.pastahikayesi.net   yeni adresimiz bize ulaşın:) hikayelerimizin kahramanıbu seferde siz olun:)

15 Şubat 2011 Salı

NİŞASTA BAZLI ŞEKER Tüm Blogcuların dikkatine!!!!!

Arkadaşlar lütfen bu konu hakkında duyarlı olalım..Beslenme bülteni.com'da yayınlanan yazıyı burada sizlere aktarmak istiyorum.Hepimizin fikri var ama yeterli bilgisi yok.

Tüm AB ülkelerinde ve ABD'de yasaklanan çocuklarımızın geleceği ile oynanan bu ürünün ülkemizde de yasaklanmasını ancak biz ebevyenler yapabiliriz.onun için sizlerden ricam ne kadar çok kitleye ulaşırsak o kadar başarılı oluruz...

"ucuz etin yahnisi" muameleyi görmek istemiyorum diyenlere....

Nişasta bazlı şeker hastalık ve ölüm saçıyor

 Yıllardır Beslenme Bülteni olarak nişasta bazlı şekere (NBŞ) şiddetle karşı çıktığımızı biliyorsunuz. Son zamanlarda NBŞ’ye karşı olan muhalefet artmaya başladı. Tokluk hissi vermeyen ve kanserden kalp hastalıklarına ve karaciğer yetersizliğine kadar birçok kronik hastalığa yol açtığı ileri sürülen NBŞ, Fransa, Hollanda ve İngiltere’de yasaklandı. Türkiye ise tüketim rekoru kırıyor! Bültenimizin bu sayısını Haber Türk gazetesinde Şükran Özçakmak imzasıyla çıkan konu ile ilgili yazı dizisine ayırdık.

Nişasta bazlı şeker alarmı!!!

Üç tehlikeli beyaz olarak bilinen ‘un, şeker ve tuz’un insan sağlığına etkisi tartışılırken, daha az maliyetle elde edilen ve gazozdan çikolataya pek çok üründe kullanılan nişasta bazlı şeker (NBŞ), bazı AB ülkelerinde yasaklandı. Türkiye, dünyanın en büyük 4. şeker pancarı üreticisiyken, ton başına 250-300 dolar daha ucuz olan “mısır şurubu” üretmek için sadece 2010’da 500 bin ton mısır ithal etti. Ancak içeriğinde früktoz olan mısır şurubu ile yapılan gıdalar, doktorlara göre kronik hastalıkları salgına dönüştürüyor.
Fransa, Hollanda ve İngiltere yasakladı!

Fransa, Hollanda ve İngiltere, bu nedenlerle Nişasta Bazlı Şeker (NBŞ) olarak da adlandırılan mısır şurubu üretimini yasakladı. En büyük üretici ABD, üretim kotasını düşürdü. Türkiye’de ise Danıştay’ın kesinleşmiş kararına rağmen Bakanlar Kurulu kotayı düşürmemekte ısrar ediyor. NBŞ artık kotalı, kotasız ve merdiven altı olarak; alkollü, gazlı, kolalı içeceklerde, baklava, bisküvi ve her türlü unlu mamul sanayisinde kullanılıyor. Üstelik yalnızca tat verici olarak değil fermantasyon, raf ömrünü uzatma, nem dengesini koruma amacıyla da... İnsan sağlığına etkisi nedeniyle tartışılan mısır şurubunu, sağlık ve ticari yönüyle inceledik.
Nişasta bazlı şeker alarmı!
Tokluk hissi vermeyen ve kanserden kalp hastalıklarına ve karaciğer yetmezliğine kadar birçok kronik hastalığa yol açtığı ileri sürülen nişasta bazlı şeker (NBŞ), Fransa, Hollanda ve İngiltere’de yasaklandı. Bağımsız bilim adamlarının, “Mısırdan elde edilen NBŞ’de yüksek oranda früktoz (meyve şekeri) var. Früktoz, tokluk hissi uyandırmaz aksine yedikçe yedirir. Kronik hastalıklar salgına dönüşmeden önlem alınmalı” dediği NBŞ için Türkiye bir cennet durumunda. Türkiye’de mahkemeler, şirketlere ‘kotayı düşür’ dese de Bakanlar Kurulu yetkisini, kotayı artırma yönünde kullanıyor. NBŞ artık kotalı, kotasız ve merdiven altı olarak tüm gıda maddelerinde kullanılıyor. En büyük üretici konumundaki ABD’nin Gıda ve İlaç İdaresi FDA, Nisan 2008’de “içeriğinde yüksek früktoz olan NBŞ suni bir tatlandırıcıdır” açıklaması yaptı.
Her Şey Ton Başına 250-300 Dolar İçin

ABD’de bilim adamları, obezite ve obeziteye bağlı hastalıkların artışını NBŞ’ye bağlayınca, yüzde 10 olan ABD üretim kotası, yüzde 2’lere düşürüldü. Bu gelişmeler yaşanırken Türkiye, yüzde 10 olan NBŞ üretim kotasını yüzde 15’e çıkardı. Bunun tek nedeni ise nişasta bazlı şekerin, pancardan elde edilen şekere oranla ton başına 250-300 dolar daha ucuz olmasıydı. Şeker pancarında dünyanın 4’üncü büyük üreticisi olan Türkiye, yeterli oranda mısır üretiliyor olmasına rağmen dışarıdan ithal ettiği mısırla NBŞ üretiyor. Türkiye’de gıda maddelerinde kullanım oranı ise bazı verilere göre yüzde 30 ancak yüzde 50- 80’lere vardığı iddia ediliyor.

Üretimde 25 Avrupa Ülkesinin Toplamıyla Yarışıyoruz 

Avrupa’da kişi başına NBŞ tüketiminin 1-1.5 kilo, Türkiye’de ise 6 kilo civarında olduğunu söyleyen Şeker-İş Sendikası Genel Başkanı İsa Gök, NBŞ üretimiyle ticari açıdan Türkiye’nin kâr etmediğini, buna rağmen halk sağlığının bozulmasına göz yumulduğunu şu verilerle açıklıyor: “Fransa, İngiltere, Hollanda, Almanya gibi ülkelerde de pancardan şeker elde ediliyor. Ama bu ülkelerden Fransa, Hollanda ve İngiltere nişasta bazlı şeker üretimini yasakladı.
25 Avrupa ülkesi 1milyon 200 bin ton NBŞ üretirken Türkiye tek başına 500 bin ton üretiyor. Türkiye 2008 yılında 1milyon 151 bin 490 tonmısır ithal etmiş, 2009 yılında 485 bin 130, 2010 Eylül ayı itibarıyla 425 bin 646 ton mısır ithalatı yapmışız. Bir tarafta GDO’lu mısır tüketip halkın sağlığını bozuyoruz diğer taraftan Türkiye’deki çiftçiyi değil başka ülkeleri desteklemiş oluyoruz.
Prof. Yalçın: devlet takip etmeli
Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Şuayip Yalçın: “Bu konu üzerinden direkt yapılmış bir çalışma yok ancak ilişki şişmanlık üzerinden kuruluyor. Bu iddiaların klinik temelini çoğu zaman göremiyoruz, ancak kullanımı sınırlandırılmış bir ürün olması nedeniyle Devletin kurumları bunu takip etmeli.”
Obama’nın Eşi Halkını Uyarmıştı
ABD Başkanı Barack Obama’nın eşi Michelle Obama’nın, ‘İçerisinde mısır şurubu ihtiva eden ürünleri tüketmeyeceği ve çocuklarına vermeyeceği’ yönündeki açıklamasını hatırlatan Gök, “Türkiye’de NBŞ lobisi çok iyi çalışıyor. ABD’nin NBŞ fiyatları bizden yüzde 40 daha ucuz. Neden AB’ye satmıyorlar veya niye bizden almıyorlar? Früktoz, şeker muadili olduğu için ve de insan sağlığı üzerindeki etkisi nedeniyle karşı çıkıyorum. Sendika olarak kotanın düşürülmesi için her yıl dava açıyoruz, mahkeme bizi haklı buluyor ama Bakanlar Kurulu kararı uygulamıyor” dedi.
“Avrupa ve ABD, NBŞ bazlı şeker tüketilmemesi için halkı bilinçlendiriyor” diyen Gök, Türkiye’de NBŞ ile üretilen gıda maddeleri üzerindeki etiketlerde uyarı bulunmuyor. Hangi gıdada ne kadar NBŞ kullanıldığı belirtilmiyor. ‘Sigara sağlığa zararlıdır’ gibi etiket bulunmalı. Etiket üzerinde bir insanın günde en fazla tüketeceği miktarın belirtilip uyarının da bulunması gerekiyor. Tedbir alınmayınca ‘Çocuklarınızı NBŞ’den uzak tutun’ kampanyası başlattık” diye konuştu.
EN BÜYÜK ÜRETİCİ CARGILL-ÜLKER
Türkiye’de NBŞ üreten sadece 5 şirket var!
TÜRKİYE’de NBŞ üreten 5 tesis var. Bunlardan Cargill’ın kapasitesi 400 bin ton, Adana’da bulunan Amylum’un kapasitesi 250 bin ton, Ülker- Cargill ortaklığındaki Pendik Nişasta’nın kapasitesi 110 bin ton, Tat firmasının kapasitesi 70 bin ton ve Sunar’ın kapasitesi 55 bin ton mısır. Bu 5 tesisten biri olan Pendik Nişasta Sanayi, Ülker Grubu’na ait. Ülker Grubu, Pendik Nişasta Sanayi tesisinde Cargill ile ortak olarak mısır şurubu üretiyor.

Yurtiçine satış izni olan firmaların kotaları


Daha Ucuz Kola, Daha Çok NBŞ
Üç büyük kola üreticisi (Coca-Cola, Pepsi-Cola ve Cola Turka), içeceklerini tatlandırmak için pancar şekeri yerine, ton başına 250-300 dolar daha ucuz olan “mısır şurubu” kullanmayı tercih ediyor. NBŞ üreten 5 firma arasında yer alan Ülker, piyasanın en büyük şirketi olan Cargill’a ortak ve neredeyse tekel konumunda. Ülker aynı zamanda NBŞ’yi en çok kullanan gıda üreticisi olduğu için de bu üretimden en çok kâr eden firma konumunda. Üstelik Ülker daha önce Bakanlar Kurulu’nun üretim kotasını aşmayı da başarmıştı.
Prof. Demirkol: kalp hastası yapıyor
Früktozun şişmanlığa, şişmanlığın da başta kalp damar hastalığından kaynaklı inmeye ve birçok kronik hastalığa yol açtığını söyleyen Genel Cerrahi uzmanı Prof. Dr. Kenan Demirkol, “AB ülkelerinde bu ürünlerin tüketimi ve gıda ürünlerinde kullanımı azaltılırken Türkiye’de durum vahim. Denetim yok. Piyasada kayıt dışı früktoz var. Türkiye’deki 5 ayrı üretici firma, piyasadaki kayıt dışı früktoz olduğunu kabul ediyor ancak bu veriyi de kotayı yükseltmek amacıyla kullanmak istiyorlar. Etiketlerin üzerinde ne kadar früktoz kullanıldığı belirtilmiyor.
Üretip Gıdaya Dönüştüren Tek Şirket
CARGİLL şirketi, mısırı işleyip elde ettiği nişasta sütünü 2004 yılının temmuz ayından itibaren Ülker ile birlikte ortak olduğu PNS’ye (Pendik Nişasta Sanayi) satıyordu. Ülker, PNS’den aldığı bu ara maddeyi Akyazı’daki Cola Turka tesisinde kurduğu ilave tesiste, nişasta bazlı şekere dönüştürüyor ve üretimde kullanıyordu. Ülker böylece Bakanlar Kurulu’nun NBŞ için belirlediği kotayı aşan tek firma olmuştu. Coca-Cola ve Pepsi-Cola, Ülker’i emsal gösterip aynı tesisi kurmak istedi ancak Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, talebi yerinde bulmadı. 4 Nisan 2001 tarihinde yürürlüğe giren Şeker Kanunu, ürettiği mısır şurubunu aynı tesiste kullanan şirketleri kota dışında tutuyordu; ancak Sanayi Bakanlığı, bundan haberdar değildi. Şikâyet üzerine Şeker Kurulu, üretim yapan Cargill ve Amylum şirketine bir yazı gönderdi ve Şubat 2005’ten itibaren aylık üretim ve satış bilgilerini istedi.
Kurul, Cola Turka üretiminde kullandığı nişasta bazlı şekerin `kendi üretimi olmasa da` kota fazlası ürün olduğu gerekçesiyle Ülker’e 32 milyon TL ceza kesti. Bu tarihten sonra Cargill, Ülker’e PNS üzerinden nişasta sütü satışını durdurdu. 2005 yılında Ülker, nişasta NBŞ üretiminin durduğunu, cezaya itiraz etmek için mahkemeye başvurduklarını açıkladı. Ülker grubu, mahkeme sonucu konusundaki sorularımızı yanıtsız bıraktı.
 Sağlık bakanı Akdağ açıkladı: her 3 kişiden biri şişman!
Gofretten bisküviye, meşrubattan unlu gıda mamullerine varana kadar tükettiğimiz bir çok gıda malzemesinin içinde yer alan Nişasta Bazlı Şeker (NŞB) maddesi Türkiye'yi obezitede ABD ve Meksika'ya yaklaştırdı.
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, kendisinin de normalden kilolu olduğunu, kendisi için önlem almaya başladığını söyledi. Akdağ, Sağlık Bakanlığı'nın başlattığı şişmanlıkla mücadele eylem planının da detaylarını anlattı.
Bakan Akdağ, "İnsanımızın 3'te biri normal kilolu, 3'te biri obez, 3'te biri de kilolu ki ben de bu gruba dahilim" dedi, kendi adına önlem almaya başladığını anlattı.
Akdağ, "Sofradan tam doymadan kalkmayı öğrenmemiz lazım. Acıkmadan sofraya oturulmamalı. Ama Sağlık Bakanlığı'nın yapabilecekleri sınırlı, bireylerin yaşam biçimlerini değiştirmeleri gerek" şeklinde konuştu.
Hastalıklar salgına dönüşüyor
Pancar şekerinin yerini almaya çalışan mısır şurubu yani NBŞ’nin (nişasta bazlı şeker) insan sağlığını tehdit ettiğini söyleyen doktorlar, “kronik hastalıklar ve kanser salgına dönüşür” diyerek uyarıyor
Bilimsel verilere göre çay şekeri olarak bilinen sakkaroz 74 birim, mısır şurubu olarak bilinen früktoz ise 173 birim tatlılığa sahip. Son araştırmalar, ‘şekerli gıdalara olan bağımlılığın, uyuşturucu veya uyarıcılara oranla daha fazla olduğu’ tartışmalarını gündeme getirdi. Bu da ‘Şeker uyuşturucu gibi yasaklansın mı’ tartışmasını doğurdu. Normal şekere oranla daha tatlı olan früktozun, bilinen ve tartışmasız kabul edilen en önemli etkisi, beyinde tokluk hissini uyarmıyor olması. Tıp otoriteleri, früktozlu gıda ürünlerinin şişmanlatıcı etkisi üzerinde hemfikir. Bağımsız bilim adamları, früktozun obeziteye ve metabolik sendroma yol açtığını ileri sürüyor.
Gıda Güvenliği Derneği: Elimizde Veri Yok
Özellikle kanser uzmanları ve cerrahlar, karşılaştıkları vakalar karşısında, “Glikoz, vücudun tüm hücrelerinde kullanılırken früktoz sadece karaciğer için gereklidir ve bu miktar 15 gram kadardır. Fazlası, ürik asit düzeyini yükseltir, obezliğe, karaciğerde yağlanmaya ve devamında pankreas kanseri, kalp hastalıklarına, diş çürümesi, depresyon, böbrek, gut, tansiyon, migren, varis gibi hastalıklara yol açıyor. Mısır şurubunun gıda maddelerinde yoğun kullanımının önüne geçilmeli” diyerek tepkilerini dile getiriyor.
75 kadar gıda firmasının üyesi olduğu Gıda Güvenliği Derneği Başkanı Samim Saner, “Biz, uluslararası sağlık otoritelerinin verisini baz alırız. Bugüne dek NBŞ’nin zararlı olduğuna dair bir veri elimize ulaşmadı” dedi. Şekerin insan sağlığı üzerine etkisi üzerindeki sorumuzu ise, “Şişmanlatıcı etkisi biliniyor. Şişmanlığa bağlı sağlık sorunlarına da yol açıyor olabilir ancak bu bizim değil gıdacıların yanıtlayacağı bir soru. 20’si öğretim üyelerinden oluşan danışma kurulumuz var, onların da NBŞ’nin gıda güvenliği açısından sakıncalı olduğunu belirten bir beyanı olmadı” şeklinde yanıtladı.
İnsan Yapısıyla Uyumlu Değil
Nişasta bazlı früktozun insan sağlığına etkisini, hızla artan kanser ve özellikle pankreas kanseriyle ilişkilendiren İstanbul Tıp Fakültesi Onkoloji Enstitüsü’nden Uz. Dr. Yavuz Dizdar, “Son yıllarda yapılan araştırmalar, nişasta bazlı şekerin insan metabolizmasıyla uyumlu olmadığını ortaya koydu. ‘Ülkemizdeki yüzde 15’lik NBŞ kotası en az yüzde 1 seviyesine indirilmeli’ dedi.
Mısırdan elde edilen NBŞ, genzinizde yanma tadı bırakır ve mide ekşimesine neden olur. Akışkandır ve soğukta şekerlenmeye neden olmaz. Mısır şurubu elde edilen mısırın da GDO’lu mısır olma olasılığı yüksektir” diyor.
Neden mısır şurubu?

Mısırdan yüksek früktoz içerikli mısır şurubu yapımına 1970’lerde başlandı. 1980’lerde yılda 3 milyon ton olan üretim, günümüzde 20-30 milyon tonun üzerine çıktı Nişasta glikoz moleküllerinden oluşan birleşik bir şeker. Mısır şurubu, mısır nişastasının kimyasal işlemden geçirilmesiyle elde ediliyor. Nişasta parçalanarak glikoza, ardından glikoz früktoza dönüştürülüyor. Bazı ürün paketlerinde mısır şurubuna “nişasta bazlı sıvı şeker” adı veriliyor; kısaca “NBSŞ” dendiği de oluyor. ABD’de HFCS olarak isimlendiriliyor.

Mısır şurubu, şeker pancarından elde edilen şekerden daha tatlı ama daha ucuz ve taşınması daha kolay. Bu da gıda üreticileri için daha düşük maliyet ve daha yüksek kâr anlamına geliyor. Mısır şurubunun içinde yüzde 90’lara varan früktoz (meyve şekeri) bulunur. Şeker pancarından elde edilen sakkaroz (çay şekeri) yarı yarıya früktoz ve glikoz içerir. Sakkaroz: 100 birim, glikoz 74 birim, früktoz 173 birim tatlılığa sahiptir.
Karın İçi Yağlanmaya Dikkat Edilmeli

Dizdar, NBŞ ile ilgili bilimsel araştırmaları da şöyle anlattı: “Mısır şurubunda elde edilen yüksek früktoz içerikli şeker, iç organlarda ve karın içinde yağlanmanın en önemli nedenlerinden birisidir. Yağlanma sonucu oluşan metabolik sendromla; siroz, karaciğer kanseri, karaciğer rezeksiyonu (karaciğerin bir kısmının ameliyatla alınması) ve transplantasyonu gereken hasta sayısı da artmaktadır. ‘Steatozis’ olarak adlandırılan yağlanma, özellikle son 10 yıl içerisinde artış göstermiştir. Alkolik olmayan insanlarda da karaciğer yağlanması sık görülür oldu. Bu yağlanmayla diyabet ve kanser gelişmesi olasılığı artmakta. Taşsız safra kesesi iltihabı, akut pankreatit tablolarındaki artış yüzlerce cerrahi ve dahili tedavi girişimi ile sonuçlanıyor.”
Gıdaları Tatlandırıyor Raf Ömrünü Uzatıyor
Früktoz şurubu, yalnızca tatlandırıcı değil nemi çekme özelliği yanında gıda aktivitesini düşürmekte ve gıdaların raf ömrünü uzatmaktadır. Alkollü, gazlı, kolalı içeceklerde, tat verici olarak meyve suyu sanayisinde, tadı artırma ve fermente edilebilirlik için de çikolata şekerleme, tatlılar, bisküvi, unlu mamuller sanayisinde kullanılır. Raf ömrünü uzatma, nem dengesini koruma amacıyla da kullanılan NBŞ, süt ürünleri, ketçap, mayonez, hazır çorba gibi işlenmiş gıdalarda ve meyve sebze ürünlerinin salamurasında da kullanılıyor.
Obezite ve depresyona yol açıyor
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Metabolizma ve Beslenme Bilim Dalı Başkan Prof. Dr. Ahmet Aydın da, bilimsel çalışmaları şöyle anlattı: “Fazla früktoz tüketen deney hayvanları üzerinde çalışmalar yapıldı. Früktozun, diyabet, koroner kalp hastalığı, karaciğer yağlanması ve hipertansiyona yol açtığı görüldü. Son 30-40 yıldır çay şekeri yerine mısır şurubunun kullanılması, şişmanlığın ve şişmanlıkla ilgili hastalıkların bir salgın haline dönüşmesini kolaylaştırdı. Ayrıca obezite, hipertansiyon, diyabet, karaciğer yağlanması, depresyon ve böbrek yetersizliği olan hastalar üzerinde yapılan incelemede, kanlarındaki ürik asit oranının yüksek olduğu belirlenmiş. Deney hayvanlarına früktoza eşdeğer miktarda glikoz ya da laktoz (süt şekeri = Glukoz + galaktoz) verildiğinde ise bu hastalıklar görülmüyor.
Gazlı İçecekler Uyuşturucu Gibi
Gazlı içeceklerin en görünür zararı şişmanlık. Çünkü çok miktarda hızlı emilen şeker içeriyorlar. Bu nedenle diğer uyuşturucular gibi bağımlılık yapıyor ve haz duygusuyla birlikte vücuda zarar veriyor. Son yıllarda normal şeker yerine çok daha ucuz olan mısır şurubu (früktoz) kullanılıyor ki şişmanlık salgınının en önemli etkeni bu tip şekerler. Mısır şurubu şişmanlık, hipertansiyon, şeker hastalığı, gut, karaciğer sirozu ve depresyon gibi hastalıkların ana nedeni.”
Şekersiz kola reklamı yasak ama karara uyan yok
Türkiye Şeker-İş Sendikası, Nisan 2008’de; Coca-Cola ve Pepsi firmaları tarafından piyasaya sürülen ve ‘zero sıfır şeker’ ile ‘şekersiz maksimum tat’ sloganlarıyla tanıtılan “Coca Cola Zero” ve “Pepsi Max” isimli ürün reklamlarının durdurulması için Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu Başkanlığı’na şikâyet başvurusunda bulundu. 12 Ağustos 2008’de karara varan Reklam Kurulu, “söz konusu ürünlerde hiç şeker bulunmadığı izleniminin yaratıldığına ve reklamların tüketicileri yanıltıcı ve aldatıcı nitelikte olduğuna” karar verdi.
Kurul, reklamları veren Coca-Cola ve Pepsi-Cola şirketlerini 60 bin TL idari para cezası ile cezalandırdı ve reklamların durdurulmasına hükmetti. 31 Aralık 2008’de de sendika, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü’ne yazılı başvuru yapılarak, kararın uygulanmasını istedi. Ancak Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, süresi içinde (3 Mart 2009’a kadar) herhangi bir cevap vermediği gibi kararı uygulamadı. Sendika, Ankara Nöbetçi İdare Mahkemesi’ne başvurarak, Bakanlığın bu kararının yürütmesinin durdurulması ve iptalini istedi.
Kanser hücrelerinin büyümesini hızlandırıyor

Bugüne kadar yapılan pek çok araştırma, doğalın dışına taşmış şeker metabolizmasının pankreas kanserine neden olduğunu gösterdi. ABD’de 88 bin 802 kadının katılımıyla gerçekleştirilen ‘Nurses Health Study’ adlı araştırmada, 18 yıllık takip süresinde 180 kişide pankreas kanseri saptandı. Bu çalışmaya göre çay şekeri (sükroz) pankreas kanseriyle ilişkili bulunmadı. Buna karşılık özellikle vücut kitle indeksi yüksek olan ve artmış ensülin direnci bulunan bireylerde, yüksek glisemik yük ve früktozdan (mısır şurubu şekeri) zengin diyet, pankreas kanseri olasılığını istatistiksel anlamlı bir biçimde artırdığı görüldü. Multiethnic Cohort adlı çalışmada ise diyetteki glisemik yük (bir yiyeceğin bir porsiyondaki gerçek karbonhidrat miktarı), eklenen şekerler ve karbohidratların pankreas kanseri oluşturma riski araştırıldı.

8 yıl izlenen 162 bin denekten 434’ünde pankreas kanseri ortaya çıktı. Analiz sonucunda nişasta bazlı şekerde bol miktarda bulunan früktozun pankreas kanseri ile istatistiksel anlamlı ilişkili olduğu gösterildi.
ABD Kota Koydu

Los Angeles Üniversitesi araştırmacıları geçtiğimiz ağustos ayında yayınladıkları çalışmalarında, früktozun pankreas kanseri hücrelerinin çoğalmasını hızlandırdığını ortaya koymuştu. Pankreas hücre soylarında yapılan bu araştırmaya göre, früktoz kanser hücreleri tarafından enerji kaynağı olarak kullanılabilmektedir. Araştırma ABD’de Ağustos 2010’da ciddi tartışmalara neden oldu. ABD, nişasta bazlı şeker için kendi ülkesinde yüzde 2 kota koydu.
Şükran ÖZÇAKMAK / HT GAZETE

6 Şubat 2011 Pazar

Azra ve Ataberk

Pasta hikayesinde hikayeler kaldıkları yerden devam etmekte...Bu sefer ki hikayenin kahramanları sizin de bildiğinz gibi bizim kuzucuklar Azra cici hanım  ve Ataberk cici bey  sevgili arkadaşım Özlem Eren'in ikizleri...nic yaşlara kuzucuklar:)))) özlem bir ara doğum günü resimlerini gönderirse yükleyeceğim....ehh artık görüşürüz...

26 Ocak 2011 Çarşamba

Teşekkürler "Meraklı Minik"


Anıl büyüdükçe oynayacağımız oyunlar hem çoğalıyor hemde zorlaşıyor açıkçası:) Daha önceden oyunları ben kuruyordum yani daha kolaydı:) gel gelelim anıl efendi büyüdü ve artık oyunları o yönetiyor:) banada ona uyum sağlamak kalıyor.Çok oyuncak almak taraftarı değilim elbet legolar,yapbozlar,araba,tren vs vs ama onlarda sürekli oynanmaz ki canım:)))) Başlıkta da belirttiğim gibi her ay aldığımız "Meraklı Minik" dergisi imdadımıza yetişiyor! geçen aylarda ki aşçılık tombalası çokça işimize yaradı:) anıl daha çok zeka geliştirici oyunları sevdiğinden tombala oyunu bizi epey rahatlatmıştı.en azından hergün "benimle oynarmısın" kitabının sayfalarını karıştırmaktan bir nebzede de olsa kurtulmuştum:)))) Meraklı Miniğin ocak sayısı hele çok daha güzeldi."Kardanadam" oyunu kardan adamın giysileri var zarı var.zarda ne geliyorsa kardan adamı giydiriyorsun ilk önce tamamlayan şampiyon oluyor: Onun için teşekkür etmek istedim meraklı miniğe ve onun talı çizeri Pınar Büyükgüral'a Onunla sevdik meraklı miniği.Onunla takipteyiz:))))

Anılın oyun oynarken ki mutluluğuna gelecek olursak;

İşte.......